IT sektörüne personel sağlayan Türkiye’nin en büyük insan kaynakları firması tarafından yapılan şirket yöneticilerine yönelik bir araştırma sonuçları geçen günlerde açıklandı. Yöneticilerin okudukları Cv içerisinde en çok dikkat ettikleri ve görüşmelerde üzerinde durdukları öncelikler sorulmuş. Araştırma içinde yer alan Yazılım Mühendisi alırken öncelikler sıralaması aşağıdaki gibi oluşmuş.

1. Benzer projelerde çalışılan iş tecrübesi 
2. Programlama dili ve database tecrübesi
3. Kendi kendini geliştirebilme yeteneği & yeni teknolojilere çabuk uyum
4. Yabancı dil
5. Sorumluluk alabilme, inisiyatif kullanabilme yeteneği
6. Takım çalışmasına uyumluluk
7. Pozisyonun durumuna göre cinsiyet ve yaş.
8. Eğitim & mezun olunan okullar-üniversiteler
9. Sertifikalar
10. Talep edilen ücret & başvurulan işte uzun süre çalışma isteği

Çokça mailler alıyoruz. Gelecekte bilgisayar mühendisliğinin durumu ne olacak diye.

Öncelikle şunu belirteyim, Türkiye okumuş kişiler bakımından çok şanslı. Üniversite okuyanların çok büyük bir kısmı çok akıllı zeki kişilerden oluşuyor. Üniversite okuyanların bu durumu belki OSS’nin yarıştıran rekabet ettiren yapısından kaynaklanıyor olabilir. Ne kadar OSS ‘den herkes şikayet etse de OSS’nin bu rekabetçi yapısı ülkemize çok iyi yetişmiş gençlerin ortaya çıkmasını sağlıyor, ayrıca parasız okuma imkanı da sunuyor insanlara.  Bu rekabetçi yapımızdan dolayı mezunların büyük bir kısmı mı iş dünyasında Avrupa’lı yada Amerikalı mezunlara göre daha avantajlı durumda. Çok çalışmaya alışkınız ve stress altında müthiş işler çıkarabiliyoruz. Bu söylediklerim sadece Bilgisayar Mühendisleri için değil diğer dallar için de geçerli. 

Gelelim Türk Bilgisayar Mühendislerinin durumuna. Türkiye yazılım konusunda gerçekten de çok ileri durumda. Türk Bilgisayar mühendisleri daha çok yazılım ağırlıklı çalışıyorlar. Türk Bilgisayar mühendisleri bir sıralama yapılacak olursa avrupa içinde 2. sırada diyebiliriz. ilk beş sıralaması yapacak olursak sıralam şu şekilde oluşur.

1. Almanya
2. Türkiye
3. Rusya 
4. Polonya
5. Ingiltere

Şaşırdınız mı? Şaşırmayın, gerçekten de iyiyiz. Eğer şaşırdıysanız daha da şaırtan birşey söyliyeyim: Türkiye bu sıralamayı önümüzdeki yıllarda değiştirebilir ve Almanya’nın üzerine çıkabilir.  Daha da şaşırtan birşey söyliyeyim türkiye yazılım konusunda sanıldığı gibi hindistan’ın gerisinde değil. Hindistanda bir milyar insan var bir kaç kişinin iyi çıkması normal. Sanıldığı gibi hintliler yazılımda çok iyi değiller. Daha çok ucuz işgücü olarak sekreterlik yani Telefon bakıcılığı yapıyorlar. Bu konunun da tabiki yazılımla ilgisi yok. HP’nin teknik desteğini telefonla versen ne olur vermesen ne olur. Bazı ülkeler yazılım konusunda daha başarılılar. Japonlar her nekadar teknolojide ileri de olsalar kafaları yazılıma pek basmıyor. tabiki içlerinde çok iyileri de var ancak genele bakıyorum burada.

Ancak Türklerin en büyük problemleri diğer sektörlerde olduğu gibi markalaşamamak.  Türk mühendislerin çalıştığı firmalar belirli bir eşik değerine ulaşıyorlar ama o noktayı bir türlü aşmak istemiyorlar. Ayrıca Türk yazılımcılarda uyduruk shareware/freeware program yazmada bir isteksizlik var.  Ayrıca her geçen gün artsa da gönüllülük üzerine çalışan organizasyonlarda da görev alma konusunda isteksiz davranıyorlar. Belki bunun sebebi belki ingilizcelerine güvenmeme belki bilgilerine güvenmeme olarak görülebilir. Ancak bunun en büyük sebebi Bilgisayar Mühendislerimizin özellikle de kurumsal firmalarda çalışanlarda görülen motivasyon eksikliği ve rahatlığa alışmaları. İşyerinde gerekli olan şeyler dışında yeni şeylere uzak durmaları işin başlangıcı oluyor. Haftasonu gezip tozmak dururken niye bu tür şeylerle uğraşsınlar değil mi !!!!

Halbuki yazılımcıların belirli saatlerini, mevcut çalıştıkları işler dışındaki konulara ayırmaları gerekir. ister hobi deyin ister başka bir ad koyun bu şekilde çalışmayan bilg. mühendisi kendini köreltmektedir. Kurumsal firmada rahatım yerinde, sessiz sakin oturayım diyenler ilk ekonomik kirizde, kapının önüne konunca sudan çıkmış balığa dönecekler. 

Bunun böyle olmasında firmalarda çalışan yöneticilerin de büyük payları var. arada sırada iş dışında farklı bir konuda bir araştırma yapan birisi boş işlerle çalışıyor gözüyle bakılıyor. Bu yüzden 2 işi bir kişi yapabilecekken hemen yeni bir eleman alıyorlar. Yeni bir konu olduğunda elemanı hemen eğitime gönderiyorlar. 

Ancak her nekadar bu kadar karamsar konuşşsam da bir çok bilg. mühendisi internette marka olmuş durumdalar. birçok kişi internet sayesinde sektördekiler tarafından tanınmaktadırlar. 

Bu şekidle tanınmanın en büyük avantajlarından biri de yeni iş tekliflerinin gelmesi. yani yaptığınız işler aslında boşa gitmiyor bir şekilde bir gün size geri dönüyor.

türkiye’deki bilg. mühendislerinin başarıların sırları neler…. bir çok etken olabilir bunları sıralamak gerekirse:

1. Çok çalışkanlar.
2. Okullarda verilen ödevler çok zor oluyor. 
3. Kendi kendine öğrenme kapasitesi var.
4. Müthiş bir rekabet var.
5. teknoloji sürekli yenileniyor. yeni mezunlar bilerek çıkıyor.
6. bir de bizim gibi yol gösterim babında  gönüllü sitelerin sayısı artıyor. 
 
Geçekten de çok çalışıyoruz. Geceleri projeri bitirmek için deli gündüz çalışıyoruz. Derslerimiz çok ağır ilkokuldan beri çok çalışmaya alışkınız. Üniversitede verilen ödevler öğretilenlerden farklı. Okuldaki hocalar yetersiz. Bu da bizi daha çok çalışmaya ve kendi kendimize öğrenmeye itiyor. 

Mevcut durumda en popüler meslek Bilgisayar Mühendisliği. Muhtemelen sizi tanıyan akrabalarınızınn ve komşularınzın tek tanıdığı bilgisayar mühendisi sizsiniz. Anneniz muhtemelen siz farketmeseniz de cocuğum bilgisayar mühendisi oldu/olacak diye komşularla konuşurken gururlu bir şekilde konuşuyordur. Kritik bir konumda bulunan bilgisayar mühendisleri bir firmanın en değerli elemanıdır. Bunu ancak işe girdiğinizde kritik bir görev aldığınızda anlarsınız. Bir şirketin CEO’su değişse yada pazarlama müdürü değisse bile şirket umursamaz bunu. Ama kritik bir noktadaki bilg. mühendisinin işten çıkmasına bile müsade edilmez. gerekirse bir müdür kovulur ama bilg. mühendisi yerini korur. (ama siz siz olun bunu test etmeyin, kritik değilseniz anında atılırsınız :-) )

Bu arada kötü bir üniversitede okuyorum diye dert etmeyin. Üniversite bir araçtır bunu unutmayın. Amacınız hayatta iyi şeyler yapmak bunu yaparken de iyi para kazanmak olmalı. Üniversitede okurken deli gibi kendiniz geliştirmeye çalışın. Üniveristeyi bir kere okuyacaksınız unutmayın. TV seyredeceğinize bir proje yapın. Belli mi olur belki tutar deli gibi para kazananırsınız. Tum gun Hurriyet milliyet sitelerinde haber okuyacağınıza teknolojik siteleri takip edin. inanın kaybınız olmaz.

Gelecekte türkiyede ve dünyada bilg. mühendisliğine olan ilgi gittikçe artacak. Kendini geliştirmiş bilgisayar mühendisleri daha çok paralar kazanacak.  Türk bilg. mühendislerinin değeri daha da artacak ve daha çok bilinir olacaklar. 

unutmayın işini iyi yapanlar her zaman el üstünde tutulurlar. işini iyi yapan bilgisayar mühendisleri daha da üstte tutulurlar. bu yüzden işinizi iyi yapın. iyi yapmakla da yetinmeyin daha iyi nasıl yaparız diye çabalayın.

Neden yazılım uzmanı olamazsınız?

  1. Kendi kendine öğrenmek yerine kursları tercih ediyorsunuz
  2. Normal çalışma saatlerini seviyorsunuz
  3. Küçük maaş artışlarını kıdem yükselmesine tercih ediyorsunuz
  4. Ekip çalışmasında insan ilişkileriniz pek iyi değil
  5. Kolayca sinirleniyorsunuz
  6. Ekip elemanlarının fikirlerine kapalı iseniz
  7. Detay adamı değilsiniz
  8. Yaptığınız işten onur duymuyorsunuz
  9. Önce ateş edip sonra soru soran tiplerden misiniz?
  10. “Geek” tipini sevmiyorsunuz

Tech Republic’de yazan Justin James 10 maddede neden yazılım uzmanı olamayacağınızı açıklamış. Bakalım neymiş bu 10 madde.

1: Kendi kendine öğrenmek yerine kursları tercih ediyorsunuz

Yazılım Uzmanı ilk işe başladığında gerekli tüm bilgiyi biliyor olduğu varsayılır. Firmanın belirli bir eğitim politikası olsa bile gerçekte firmanın yardımı ile alacağınız eğitimler hiç bir zaman gerçekleşmez. En iyi ihitimalle bir iki kitap almanız için bir ödenek ayrılır. Yönetim ekibinin düşüncesine göre yazılım uzmanı problem çözmeyi bilen akıllı bir kişidir ve bu yüzden de eğitime ihtiyacı yoktur. Öte yandan kurs masrafları karşılanan yazılım uzmanının her zaman firmayı terkedip gitme ihtimali olduğu için firmanın yatırım yapması pek düşünülemez (olsa iyi olurdu tabii ama gerçek hayat bu). Bu durumlar göz önüne alındığında kendi kendinize öğrenebiliyor olmanız gerekir. Eğer bu disiplin sizde yoksa yazılım uzmanı olmayı aklınızdan bile geçirmeyin.

2: Normal çalışma saatlerini seviyorsunuz

Yazılım projelerinin geç bitme olayını herkes bilir. Zamanında biten projeler bile projenin hayatı boyunca çoğu kereler geç kalma durumuna düşmüştür. Eğer 9’dan 5’e bir işte çalışmayı seviyor ve yazılım projelerinin uzun çalışma saatlerine ve gecelemelerine dayanamayacağınızı düşünüyorsanız yazılım uzmanı olmayı aklınızdan çıkarın. Patronunuz, ürünün zamanında müşteriye ulaştırılmasını, sizin oğlunuzun spor müsabakasından yada televizyonda seyretmek istediğiniz programdan daha önemli tutacaktır.

3: Küçük maaş artışlarını kıdem yükselmesine tercih ediyorsunuz

 

Teknolojik değişmeleri uygulamayan bir firmada çalışmıyorsanız, şimdi bildiğiniz şeyler seneye ya geçersiz yada az ödeyen konuma gelecektir. Bugün gözde olan teknolojiler seneye isimleri bile hatırlanmayan garip teknolojiler olabilir. İşin sırrı hızlı biçimde değişmektir. Yeni teknolojileri hızlı (herkesden önce) öğrenip konu hakkında otorite olmaya bakın. Hiç yeni bir teknoloji öğrenmeden aynı koltukta oturup, maaşınıza gelecek zammın hayat standardınıza yeteceğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Ya deneyimlerinizi ilerletip aynı firmada kıdem yükseltmeli yada başka bir firmaya geçerek aldığınız maaşı yükseltmelisiniz.

 

4: Ekip çalışmasında insan ilişkileriniz pek iyi değil

Yazılım uzmanları her ne kadar  a-sosyal insanlar olarak bilinsede bir araya geldiklerinde hararetli konuşmalar yaparlar ve kendileri gibi olan insanlarla hemen kaynaşıp sosyalleşirler. Hangi dükkanda indirim var veya dün akşamki diziden bahsetmedikleri için dışarıdan kulak misafiri olanlara Fransızca gibi gelir ama aslında çok sosyal insanlardır. Ekip içinde çalışamıyor ve iletişimin düşük olduğunu düşünüyorsanız yada ekip arkadaşları ile bağlantı kuramıyorsanız; problem genellikle sizdedir. Aynı deneyimleri yaşamamış kişilerin bağlantı kurmaları beklenemez.

5: Kolayca sinirleniyorsunuz

Yazılım dünyası pek çok engellerle doludur. Belgeler genelde tam değildir, sizden önceki yazılımcı okunmaz bir kod yazmıştır, proje müdürünün anlaşılmaz kuralları vardır, herkesin uyması beklenen… liste daha da uzatılabilir. Sonuç olarak kimse sürekli bela okuyan ve ekrana küfür eden birisi ile aynı çatı altında olmak istemez. Eğer 8 saatlik bir uğraşın sonunda konuyu 10 dakikada çözebileceğinizi görüp deliriyorsanız bu kariyer sizin için değildir.

6: Ekip elemanlarının fikirlerine kapalı iseniz

Yazılım geliştirmede genelde problemlerin birden fazla çözümü vardır her yiğidin bir yoğurt yiyişi olduğu gibi. Eğer gelen kritikleri ve diğer çözümleri göz ardı ediyorsanız önemli bir noktayı gözden kaçırıyor olabilirsiniz. Sektörde yani olan ve deneyimleri sizden az olan birinin yapacağı bir tavsiye size pek çok şey kazandırabilir. Tabii bu tavsiyeye önem verip uygularsanız.

7: Detay adamı değilsiniz

Programlama olayı komplex bir olaydır ve dikkat ister. Eğer Conan The Barbarian filminden daha karmaşık bir filmi izlerken kayboluyorsanız yada bir yeni nesil ev kredisi formunu doldururken zorlanıyorsanız yazılım uzmanlığı büyük ihtimalle sizin için değildir. Bazen unutulan bir virgül, başarı ile başarısızlık arasındaki çizgiyi çizer. Eğer bu virgülü arayıp bulacak yapıya ve sinir esnekliğine sahip değilseniz kariyeriniz belli limitler içinde yer alır.

8: Yaptığınız işten onur duymuyorsunuz

Kitaba göre yazılım üretmek ve orta derece ile geçecek bir iş çıkartmak mümkündür. Problem, kitapların sürekli güncelleniyor olmasıdır. Yazılım geliştirmek bir fabrika işi değildir. Fabrikada işler belirli bir prosedüre göre gider ve beyin seviyeniz ne olursa olsun prosedürü uyguladıktan sonra iş ortaya çıkar. Yazılım geliştirme daha çok bilimsel bir iştir ve bağımsız düşünce gerektirir ki bu da yaptığınız işten gurur duymanızı sağlar. Bir işi yanlış yoldan yapıp üretime geçildiğinde ancak yeteri kadar çalışmasını sağlayabilirsiniz fakat göz ardı ettiğiniz o hata problem açmıyor gibi görünsede ileride problem açacaktır. Yazılımcı olarak yaptığınız işin gurur duyulacak bir iş olduğunu düşünmüyorsanız ürettiğiniz ürünün kalitesi düşük olacaktır ve kariyerinizin sürekliliği ile doğru orantılı olacaktır. Siz ayrıldıktan sonra arkanızdan konuşulmasını istemiyorsanız (gerçi ağzınla kuş tutsan arkandan konuşacaklardır) haysiyet ve onurunuzu korumak için yaptığınız işin tam olmasına dikkat edin. En azından sizin içiniz rahat olur.

9: Önce ateş edip sonra soru soran tiplerden misiniz?

Yazılım uzmanı bir parça kod yazmadan önce bir planlama aşaması geçirir ve kod yazmaktan daha fazla zaman planlamaya ayrılır. Eğer kod yazma aracınızı açıp Allah ne verdiyse kod yazmaya başlıyorsanız %100 ihtimalle iki ay sonra yazdığınız kod tamamı ile değişecektir. Konu hakkında düşünen, planlayan yazılım uzmanı ise daha az hata ile daha kısa sürede kod yazacaktır. Çoğu programcıların neden 10 parmak yazamadığının nedeni de budur; işin zor kısmı ne yazacağını bilmektir. Eğer düşünen bir insan değilseniz yazılım uzmanlığı sizin için bir kariyer değildir.

10: “Geek” tipini sevmiyorsunuz

Haklı kimi nedenlerden dolayı, mühendis veya teknik kişilerin yakınında olmaktan hoşlanmıyor olabilirsiniz. Eğer Dilbert gibi bir kişilikten çekiniyorsanız yazılım uzmanlığını düşünmeyin bile. Tabii ki her yazılım uzmanı böyle değil ama sektörün büyük bir çoğunluğunu oluşturuyor ve aralarında haliniz yaman olur.

Çalışma hayatım boyunca çok rastladığım bir insan tipi “bir iş fazla para ödüyor” diye o işe girenler. Daha önce ahçı olan ve iki yazılım kursundan sonra yazılım uzmanı kesilen ve sektörde para kazanan pek çok kişi tanıyorum. Yaptıkları işlerin kalitesi ise yerlerde sürünüyor. Bir kaçının proje ortasında işine son verildiğine de şahit oldum. Tamam yazılım sektörü çok ballı bir sektör ama üzüldüğüm bir konu varsa o da bu kişilerin ürettiği ürünlerin bizim tarafımızdan ileride tamir edilecek olması. İlla yazılım uzmanı olmaya da gerek yok bence. Yazılım sektörünün daha bir çok dalı var ki bu dallarda hakikaten adama ihtiyaç var. Örneğin, yazılım tasarımcısı, iş analisti, sistem destek uzmanı, veri tabanı uzmanlığı, donanım uzmanlığı, test uzmanı vs. liste daha da uzatılabilir. Bu dallarda ki açıklar genelde yazılım uzmanı tarafından kapatılmaya çalışılıyor yada firmalar yazılım uzmanlarından bunu bekliyorlar. Yanlış bir uygulama ve tasarımın ve analizin kalitesini düşürüyor.

Siz ne düşünüyorsunuz? Bu liste daha da uzatılabilir mi? Yazılım uzmanı olmanın başka gereklilikleri var mı? Yorumlarınızı bekliyorum.

Bilgisayar mühendisi olacak kişilere yönelik yazdığımız yazılar çok ses getirdi. Bir çok lise son öğrencisi mail yazdı, bir çok öğrenci velisi tavsiyeler istedi. Elimizden geldiğince hepsine yardımcı olmaya çalıştık. Ayrıca bir çok üniversite öğrencisinden de emailler geldi. Çoğu kere benzer cevapları veriyorum insanalara… Bu yüzden burada yazdıklarımı daha da genişletmek istiyorum.  Burada yazdıklarım genel olarak tüm sınıfları kapsamakla beraber ne kadar erken bu yazıyı okuyorsanız o kadar iyidir. yani son sınıfta okuyorsanız size de yardımcı olacaktır ama ikinci yada üçüncü sınıfta okuyan öğrencilere daha çok yararlı olabileceğini düşünüyorum.

Durumunuzu Belirleyin
Eğer bu yazıyı okuyorsanız muhtemelen durumunuz diğer öğrencilere göre daha iyidir ve bundan sonra daha da iyi olacaktır. Bilgisayar bilginizi bir yere not edin. neler biliyorsunuz, ne seviyede biliyorsunuz. İngilizce bilginizi not edin. Ders durumunuzu not edin. Staj durumunuzu not edin. Tanıdık-Çevre-Arkadaşlık  durumunuzu not edin. Yazı konumuz bu alanları irdeleyecek şekilde genişleyecek. Zaten mezun olunca bu saydıklarım yüzünden iş bulabilecek yada  biraz daha geç iş bulabileceksiniz.

Dikkat
İş bulamamaktan korkmayın. En kötü bilgisayar mühendisi bile iyi paralara mutlaka iş bulur merak etmeyin. Ama saygı kazanamamaktan korkun. 

Ders Durumu:
Mutlaka derslerinize çalışın. Ders çalışmak bilgisayar öğrenmenize ve dışarda çalışmanıza hiçbir şekilde engel değildir. Bir çok kişi hem dışarda parttime çalışırlar hem de okulda derece yaparlar. Okulunuz elveriyorsa okulunuzu 3,5 yılda bitirmeye çalışın. Okulunuzu üç buçuk yılda bitirseniz 6 ay erken full time parasi almaya başlarsınız demektir. Aylık 1,500 dolardan iş bulsanız arkadaşlarınızdan toplamda 9000$  fazla para almış olursunuz. Böylece 9000 dolar ile kendinize bir araba alabilirsiniz. Yani okulu erken bitirmenin hediyesini hemen görmüş olursunuz. Ayrıca ailenizin durumu iyi değilse bir an önce ailenizden para almayi bırakmış olursunuz, ailenizi rahatlatırsınız.  Okulunuzu mutlaka bitirin. Ders bırakmayın. Hernekadar işverenler okulu bitirip bitirmemenize bakmasalar da okulda kalan dersleriniz sırtınızda kambur olarak kalacaktır. Yani sonuçta bir gün mutlaka okulu bitirmeniz gerekiyor.

Okul bitiminde mutlaka Yüksek lisans yapın. Yüksek lisansı bitiremeseniz de en azından 1-2 dönem takip etmeye çalışın. Hangi alanda yaptığınızın önemi yok. Ama mutlaka yüksek lisans yapin. Yüksek lisans yapmak için de bazi üniversiteler yüksek ALES ve yüksek ortalama istiyor… Bu yüzden Lisans eğitimi alırken mutlaka notlarınızı yüksek tutmaya çalışın. ALES’i bir şekilde yükseltebilirsiniz ama notlarınızı asla mezuniyetten sonra yükseltemezsiniz..

Son sınıfta ALES’e aralık ayında mutlaka girin. Ayni şekilde mayis sinavina da girin. Hangisi yüksekse onu kullanirsiniz.

Dersler önemli ama iş hayatında birebir önemli değil. Okulu birinci bile bitirseniz mezun olur olmaz bunu unutun.  Aynı şekilde ÖSS sınavında derece yapmış olabilirsiniz ama bunun hiçbir önemi yok üniversitede. Sadece ego tatmininde kulanırsınız. İş bulmanızda da ne notların ne okul birincisi olmanızın ne de ÖSS derecesinin aktif bir katkısı yoktur.  Ama okulunuzu mutlaka zamanında bitirin.

Tanıdık-Çevre-Arkadaşlık Durumu
Dersler önemli ama arkadaşlarınızdan daha önemli değil.  Sektör küçük, iş hayatı çok dar, arkadaşlarınızla sürekli bir yerlerde karşılacaçaksınız bu yüzden mutlaka onlarla iyi geçinin. Herkesle dost olamsanız bile düşman olmayın. Bugün kavga ettiğiniz biriyle 1-2 yıl sonra bereaber çalışmanız gerekebilecek. Yada en gıcık kaptığınız kişi ilerde sizin müdürünüz olabilir. Yada bugün nefret ettiğiniz kişi yarın müşteriniz olabilir. Yani arkadaşlarınızla mutlaka iyi geçinin. En azından selamınız mutlaka olsun. Herkesle ufak ortak yanlar bulmaya çalışın. Değişik projelerde değişik arkadaşlarla çalışmaya gayret edin. 

Ders notlarınızı yüksek tutacam diye arkadaşlarınızdan ders notlarını saklamayın. Çan eğrisinden korkup arakadaşlarınıza kopya vermekten çekinmeyin. Notlarınızı yüksek tutmak için bol bol kopya çekin… Ama notlarınızı yüksek tutmak için birilerine de kötü davranmayın. Kopya verdiğiniz arkadaşınızı tembel diye hor görmeyin. 1-2 yıl sonra sizden daha önce ve daha güzel iş bulabilir ve belki de sizi de yanına aldırabilir.  

Ayrıca bir yere staja girerseniz yada iş için girerseniz mutlaka arkadaşlarınızı da yanınıza aldırmak için çalışmalarda bulunun. En azından müdürünüzle bir randevu ayarlamaya çalışın.

İş dünyasında torpil olayı çok derler. Ama bilgisayar dünyasında pek torpil yoktur. Çünkü Bilgisayar mühendislerinin sayısı çok az ve herkes nereden bulabilirsem oradan alayım mantığıyla hareket ediyor. Bilgi işlem sektöründe iş bulma yönetemlerinde en önemli faktör arkadaş faktörü.  %70 gibi bir oran var. Diğer şeyler internet, gazete vs… Bir firma bilgisayar mühendisi alacaksa önceliği orada çalışanların arkadaşlarına ve tanıdıklarına verir. Yani bizim eleman iyi onun getireceği de iyi olur mantığı geçerlidir. Ve çoğunlukla da iyi arkadaşlar seçilmeye çalışılır.  Zaten bir çok iş ilan edilmez bile. Çünkü ilan edilse bile başvurular ya çok yetersiz sayıdadır yada başvuranların kaliteleri çok kötüdür. 

Bir arkadaş ile bir iş yerine girmek için en geçerli yoldur. Akrabalık ilişkileri ve tanıdık iş bulmada bizim sektör için önemli değildir. 

Akrabalık ilişkileri, komşuluk-tanıdık daha çok STAJ yeri bulmada çok işe yarar. Özellikle Arçelik-Beko gibi kurumsal firmalarda staj yapmak için iyi torpillere ihtiyaç vardır. Bu tür yerlere o kadar çok staj başvurusu gelir ki kontenjanlar çabuk dolar. Bu yüzden torpiliniz olasa bile staj yeri ayarlanamayabilir. Çünkü daha büyük kişilerin kendi tanıdığı kişilere öncelikleri olur…

Ama bu sizin hevesinizi kırmasın. Kurumsal firmalara sadece torpilli öğrenciler değil sıradan yapılan başvurular da kabul ediliyor ve bunların sayısı da oldukça fazla. Bu yüzden mutlaka başvurularınızı yapın. 

STAJ DURUMU
Stajlar çoğu okulda mecburi olsa da bazı okullarda mecburi değil. Stajlarınızı mecburi olmasa da mutlaka yapın. Stajlarınızın birini yazılım firmalarında diğerini kurumsal firmalarda yapmaya çalışın. Böylece mezun olurken nasıl bir yerde çalışmak istediğinize de karar vermiş olursunuz. 

Stajlarınız naylon yapmayın. Sahte staj sizin için çok çok kötü bir harekettir. Kesinlikle sahte staj yapmayın. Aileleri farklı şehirde olanlar, yazları aileniz çağırsa bile sizi özleseler de çok ısrar da etseler eve gitmeyin. Siz de çok özleseniz, aileniz de özlemlerinden ölseler de eve gitmeyin. Yurtta kalin akarabalarınızda kalın ama mutlaka staj yapın. Staj o kadar önemli ki anlatamam. Tatile çıkıyosanız da 1 hatfa tatil yapıp dönün. Yaz tatilleriniz en fazla 1 hafta olmalı unutmayın. İlerde iyi paralar kazanacaksınız tatillerinizi maldiv adalarında bile geçirebilecekken niye böyle bir fırsatı tepesiniz ki.

Staj başvurularınız ocak-şubat ayında mutlaka bitirin. Çoğu kurumsal firma marttan sonra başvuru kabul etmez. Çok geç kalmayın. Ama her firmada bu kural yok. Ayrıca bir çok firmaya başvurun on yere elli yere yüz yere başvurun. 2 yerden kabul edildiniz diyelim hemen tarihleri öğrenin tarihi uygun olmayanlari yada beğenmeğiniz şirketlere gitmeyecekseniz mutlaka geri dönüp haber verin. Gelemeyeceğiniz bildirin. Başkalarının hakkını yakmayın. Eğer tarihler uymuyorsa tarih değişikliği de önerebilirsiniz. Belki kabul edilebilir.

Stajlarda mutlaka projelere girmeye çalışın. Herkesten çok iş yapmaya çalışın hevesli olun. Ama stajlar mutlaka proje-bilgisayar demek değildir. Çay getir götür işleri yaptırmaları ağrınıza gitmesin. Fotokopi de çekin, fax da çekin kağıt da taşıyın, çeviri de yapın. Hiç bir işi küçümsemeyin. Hatta telefonlara da siz çıkmaya çalışın. Telefonla konuşmak bile çok önemli. Üstelik bir hatalı birşey olursa beceremeyeceğiniz şey olursa ben stajerim deyip not alın. Yani korkmayın. Zaten kimse sizin yapamayacağınız çok öenmli şeyleri size yaptırmaya çalışmaz merak etmeyin.

Stajdan sonra oradaki müdürle konuşun. Parttime çalışıp çalışamayacağınızı öğreninin. İstekli bir şekilde ben parttime çalışmak istiyorum deyin. Gerekirse para almam deyin. Gerekirse yol parasi bile almayin…  Öemli olan orada parttime çalışmanızdır. Parttime işlerin %75‘i staj sonrasında devam eden işlerden oluşuyor. Haftada sadece 1 gün bile gidebilecek durumda olsanız bile part time çalışmak için ısrarlı olun. Cumarteisleri ve pazarları da çalışırım deyin. Yani bir şekilde ikna edin. 

Okulunuz toplam 70 gün staj önerdiyse sadece 70 gün yapmak zorunda değilsiniz. Süreleri hep uzun tutmaya çalışın. Ayırca sadece yazın değil kışın da staj yapabilirsiniz. Haftada bir gün yada bir buçuk gün giderek staj yapabilirsiniz. 

Staj yaptığınız yerdeki kişilerle kaynaşmaya çalışın.  Arkadaşlıklar kurun, diğer okullardan stajerlerle de kaynaşın çevrenizi genişletin. Unutmayın bilgisayar sektöründe  arkadaş demek iş demek. 

İngilizce Durumu
Ne yapıp edip inglizce öğrenin. Eğer hazırlığı doğrudan atladıysanız ingilizceyi bırakmayın  ingilizce çalışmaya devam edin. Chat yapın, webcamda konuşun, kitap okuyun vs… Eğer hazırlık almadıysanız kurslara gidin yada  yaz aylarında ingiletereye çilek toplamaya gidin ne yapıp edip ingilizceyi öğrenin. Ek dillere de girişler yapın. Rusça almanca ne olursa öğrenmeye çalışın. Ama ingilizce olmadan bilgisayar mühendisliği olmuyor. Tüm kitaplar ingilizce. Terminoloji ingilizce… ne yapıp edip ingilizceyi öğrenin, en azından kitapları hızlı okuyabilecek kadar öğrenin. Ne kadar kötü ingilizce o kadar az para demek.

Bilgisayar Bilgisi Durumu
Kendinize mutlaka bir web sitesi açın. Forumlara takılın… Bilgi paylaşım platformlarında yeralın… Web sitelerini illa kendi adınızla açmak zorunda değilsiniz. Takma isimler kullanmaktan çekinmeyin. Hürriyette milliyette haberlere yorum yazmayı bırakın. Hele hele gerçek adınızla hiçbir yere hiçbir şekilde yazı yazmayın. internette herşey kayıt altında ve bir gün yazdıklarınız yüzünden işinizden olabileceğinizi yada bugun size mantıklı gelen bir şekilde yazıklarınızın yarın yüzünüzü kızartacağını unutmayın.  Web sitenizde internetten araklama yazılara yer verebilirsiniz. oradan buradan bilgisayarla ilgili şeyleri toplatın ama sitenize koymadan önce mutlaka okuyun. 

Yeni çıkan teknolojiler hakkında mutlaka bili sahibi olun. Ama her çıkan teknoloji de sonuna kadar öğrenmeye çalışmayın. Unutmayın Büyük umutlarla çıkan teknolojilerin %90′ı çıktıklarının ilk yılında kullanılmaz duruma geliyorlar. Bu teknolojiler ister microsoft ister java tabanlı olsun. bir anda kenara atılabiliyor.

Bilgisayar konusunda fanatik olamayın. Özellikle öğrenciyken kesinlikle fanatik olamayın. Adınız çıkar ve mezuniyetten sonra ible insanlar sizi yanlış tanımaya devam eder. 

Kimileri Linux kimileri Java kimileri OpenSource kimileri Oracle kimileri Microsoft kimileri de macromedya manyağı oluyor… Bu tür şeylere kulak asmayın. 

İş dünyasının kuralı şudur: En hızlı en ucuz şekilde nasıl yapıldır. Yapıldıktan sonra da destek olayını en hızlı ve en ucuz nasıl çözerim.

Bunun böyle olduğunu bilin ve ona göre fanatik olun. İş dünyasında fanatiklere pek yer yok.  

Öğrenciyken mutlaka en az bir database ile çalışmalar yapın. hem  .net  hem de java öğrenin. tercihte bulunmayın. Zaten iş hayatına girince girdiğiniz iş yerinin kuralı neyse onunla yazacaksınız merak etmeyin. Ama deli gibi java bilip sonradan vb.net bilmeyip vb.net hakkında atıp tutmayın. vb.net ‘i de öğrenin javayi da öğrenin ondan sonra atıp tutun.  Şunu da unutmayın dünyada java ve .net dışında da bir sürü teknoloji var… Yani sadece sizin fanatiği olduğunuz şey yok.

Bir sürü kitap alın. Hem türkçe hem ingilizce alın. Hepsini okuyun. istanbulda bir sürü yerde ucuz kitap satan yerler var. Ayrıca internette yok yok.. herşey var ve interneti sonuna kadar sömürün.

Son Söz: Okuduğunuz bölümün kıymetini bilin. Ders çalışın ve kendinizi geliştirin. Ülkemiz iyi bilgisayar mühendisleri bakımından oldukça şanslı ama yeterli değil. Ülkenin çok iyi bilgisayar mühendislerine ihtiyacı var. Ülkenizin size sunduklarının bir kısmını çalışmalarınızla ona geri verin.

bu kadın 20 soruda herşeyi biliyor.

denemek isterseniz buraya tıklayın

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.